30 Nisan 2014 Çarşamba

2. Erken ihbar ve kontrol uçağı teslim edildi

Savunma Sanayii Müsteşarlığı, 2. Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağının Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildiğini açıkladı.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamada, Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından yürütülen Barış Kartalı Projesi kapsamında 2. Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağının kabul test faaliyetleri başarı ile icra edilerek, başlangıç konfigürasyonda 30 Nisan 2014 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildiği kaydedildi.

İLKİ ŞUBATTA TESLİM EDİLMİŞTİ

Yedi yıl gecikmenin ardından ilk havadan uyarı ve kontrol uçağı (Awacs) şubat ayında TSK'ya teslim edilmişti.

"Barış Kartalı" projesi kapsamında havadan ihbar ve kontrol uçağının, Konya 3. Ana Jet Üssü'nde düzenlenen Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine giriş töreni gerçekleşmişti.

Bu 'ANKA' başka! Türkiye harekete geçti


Türkiye Milli İnsansız Hava Aracı (İHA) ANKA'nın ikinci nesil uçağı için harekete geçti.
ANKA-S adı verilen yeni İHA'nın en önemli özelliği, yer istasyonundan değil doğrudan uydu üzerinden kontrol edilmesi olacak. Böylece Türkiye "mesafeye bağlı kalmaksızın" gözetleme ve istihbarat faaliyeti yapabilecek.

DOĞRUDAN BİLGİ AKTARACAK

Kamera ve motor sistemleri de geliştirilecek olan yeni ANKA, istenmesi durumunda yerdeki Mehmetçiğin telsiz ve bilgisayarına doğrudan bilgi aktaracak. Böylece operasyonlar sırasında kör nokta kalmayacak. Bunun yanı sıra ANKA-S'in kamerası da yenilenecek. Yeni kamera çok daha y

KAPASİTE İKİ KAT ARTACAK
Mevcut ANKA, sadece 200 km'lik bir çap içerisinde hareket ediyor ve yer istasyonundan kontrol ediliyor. 2018 yılında tamamlanması öngörülen yeni İHA projesi, Türk Hava Kuvvetleri'nin izleme, gözlem ve istihbarat kapasitesini ikiye katlayacak. Hali hazırda yakıt ikmali için fırlatıldığı istasyona geri dönmesi gereken ANKA'nın yeni modelinde ise bu zorunluluk ortadan kalkacak. ANKA-S sivil hava limanları da dahil herhangi bir alana inerek yakıt ikmali yapabilecek.

SİVİL HAVA SAHASINDA DA UÇACAK

TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, yeni insansız hava aracının, daha uzun süre havada kalabileceğini yüksek irtifada uçacağını, üzerinde, hem sensörleri hem de silah sistemlerini taşıyabileceğini söyledi. Dörtkaşlı, "Yeni aracın sivil hava sahasında görev yapması için çalışma var. Sivil hava sahasında emniyetli uçabilecek sertifikasyon istemlerini karşılayabilecek. Proje uygunlaşıyor. ANKA'yı tasarlarken edinmiş olduğumuz tecrübe ve sıkıntıların giderilmesi adına yapılan çalışmalar insansız hava araçlarında daha iddialı olmamızı ve süreleri daha kısa tutarak üretimi gerçekleştiriyoruz. Bu bizi daha da cesaretlendiriyor" diye konuştu.

SİLAH DA EKLENEBİLECEK
Yeni ANKA modellenirken, ele alınan örnek ise ABD tarafından anakaradan kontrol edilirken, Afganistan'da bile görev yapabilen Reaper türü İHA'lardan alındı. ANKA-S ilk etapta silahsız olarak üretilecek. Ancak ANKA'nın 3. modelinde silah sistemlerinin uçağa eklenebileceği vurgulanıyor.
üksekten çok daha net görüntü elde edebilecek görüntüler doğrudan askeri birliğe gönderilebilecek. Böylece operasyonlar daha güvenli hale gelecek.
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/bilimteknoloji/152880.aspx

Deniz Karakol Uçakları teslim alındı



Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın gücünü artırmak amacıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın öncülüğünde İspanyol ve Fransız firmalarla birlikte 380 milyon dolara modernize edilen 6 adet deniz karakol uçağı, törenle teslim edildi. 
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile koordineli olarak gerçekleştirilen 'MELTEM-II Projesi' kapsamında modernize edilen CASA tipi deniz karakol uçakları, Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde bulunan Deniz Hava Komutanlığı'nda gerçekleştirilen törenle Deniz Kuvvetleri bünyesine katıldı. Deniz Hava Komutanı Tümamiral Hakan Üstem'in ev sahipliğinde gerçekleşen törene, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele, Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, Savunma Sanayi Müsteşarlığı Uçak Daire Başkanı Murat Ceran, Vali Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile askeri yetkililer katıldı.
MELTEM-II Projesi kapsamında 3 adet uçak daha önce teslim edilmişti. Geriye kalan 6 adet CASA CN235 -100 M tipi uçak, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nin tesislerinde Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından modernize edilerek son teknolojik cihazlarla donatıldı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. Proje kapsamında modernize edilen deniz karakol uçakları üst olarak Kartepe'deki Deniz Hava Komutanlığı’nı kullanacak. Verilen görevler gereği başta Karadeniz olarak üzere Ege Denizi ve Akdeniz’de arama kurtarma, suüstü ve sualtı taarruz faaliyetlerinde denizlerin güvenliğinde kullanılacak. 200 mil mesafe uça bilen deniz karakol uçakları oldukça gelişmiş cihazlarla donatıldı.
YÜZDE 35 YERLİ KATKIYLA YAPILDI
Savunma Sanayii Müsteşarlığı Uçak Daire Başkanı Murat Ceran törende yaptığı konuşmada, "Maliyeti 380 milyon dolar olan projede yüzde 35’inden fazlası yerli katkıyla yapıldı. Havelsan, Tusaş, Aselsan VE MILSOFT firmalarımızdan yararlanıldı." dedi.
Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir ise MELTEM –II projesi kapsamında modernize edilen uçakların Türkiye’ye hayırlı olması dileğinde bulundu. Demir, şunları kaydetti: "Bu proje gerek harekat etkinliği gerek ülkeler arası işbirliği ve gerekse savunma sanayiine sağladığı katkılar bakımından Türkiye'ye çok önemli avantajlar getirecektir. Her şeyden önce deniz karakol uçağının sahip olduğu gelişmiş radar sistemi, elektronik harp sistemleri ve üzerinde taşıdığı silah sistemleriyle Türk Hava Kuvvetleri'nin havada etkinliği ve caydırıcılığı önemi ölçüde artacak, bölge barışı için bir istikrar unsuru olmaya devam edecektir." Demir, bu projenin bir tedarik projesi olmasına rağmen içinde barındırdığı yerli katkı memnuniyet verici olduğunu anlattı. 
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ise Deniz Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na MELTEM-II Projesi kapsamında tedarik edilen 6 adet deniz karakol uçağının teslim edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bostanoğlu, şunları söyledi: "Deniz ve hava sistemlerinin aynı araçlara monte edilmesinin birçok zorluğu bulunuyor. Bu zorlukları aşarak MELTEM-II projesinin imzalandığı 2002 yılından bugüne kadar geçen 12 yılın sonunda deniz karakol uçaklarımızı bugün başarıyla teslim almış bulunuyoruz. MELTEM-II projesiyle deniz karakol uçağı alanında ivme kazanan Türk deniz havacılığı, MELTEM-III projesi kapsamında da 2017 yılından itibaren envantere girecek 6 adet deniz karakol uçağıyla etkin hava kuvvetleri haline gelecek." Davetliler tören sonunda deniz karakolu uçakları gezdi ve yetkililerden bilgi aldı.
Deniz Haber Ajansı

28 Nisan 2014 Pazartesi

Beşinci Deniz Karakol CN235 teslim edildi


Deniz Kuvvetleri’nin uzun yıllardır eksikliğini duyduğu ‘deniz karakol’ uçak ihtiyacını karşılamak üzere 10 yıl önce imzalanan Meltem-2 Projesi’nde beşinci uçak teslim edildi. Proje ne zaman tamamlanıyor?

19 Nisan 2014 Cumartesi

KC-135 Doğu Avrupa Yolcusu

İşte NATO'ya gidecek 'Asena'


Cengizhan ÇATAL/ANKARA
Ukrayna krizinin ardından Türkiye, NATO’nun talebi üzerine havada yakıt ikmali yapan tanker uçakları bölgeye göndermeyi kabul etti. Türkiye’den NATO’nun bölgede yapacağı uçuşları desteklemesi amacıyla tanker uçak talebi yapıldı. Türkiye de talebe olumlu yanıt verdi. NATO, Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz üzerine bölgedeki üye ülkelerinde “askeri varlığını daha görünür hale getirme” kararı almıştı. NATO’nun kalbi Brüksel’de yapılan toplantıların ardından Ukrayna’ya komşu üye ülkeler arasında bir görev dağılımı yapıldı. Yapılan görev dağılımında Türkiye’nin payına ilk etapta “tanker uçakla havadan yakıt ikmali” yapmak düştü.
Türkiye’den gidecek tanker uçakların hangi ülkenin üslerinde konuşlandırılacağı, hangi rota üzerinde diğer uçaklara havada yakıt ikmali yapacağı gibi teknik ayrıntıların da Türk yetkililerle birlikte karara bağlanacağı kaydedildi.
"KUZEY" DE GİDEBİLİR
Edinilen bilgiye göre ihtiyaç olması halinde Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine yeni giren “Kuzey” adı verilen AWACS uçağının da bölgede görev alması gündeme gelecek. NATO üyesi sayılı ülkede bulunan ve gelişmiş radarlarıyla havadan “alan taraması” yapan uçak, bölgedeki askeri hareketliliği eşzamanlı olarak NATO karargahlarına iletecek. Türkiye’nin sahip olduğu AWACS uçağı 400 kilometrelik menzil içindeki tüm hava, kara ve deniz araçlarını tespit edebiliyor. Uçak ayrıca elektronik karıştırma yapabiliyor.
3 DAKİKADA BİR DEPO
Türkiye’nin NATO uçaklarına yakıt ikmali için göndermeyi planladığı uçaklar ise Adana-İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığı’nda görev yapıyor. Çağrı adı “Asena” olan bu filo, Türk Hava Kuvvetleri’nin en önemli stratejik filosu olarak nitelendiriliyor. 52 ton yakıt taşıyan Boeing KC-135 ikmal uçağı, Bir F-16’nın 3 tonluk yakıt deposunu havada en fazla üç dakika içinde doldurabiliyor. Bu uçakları Türkiye dışında Amerika, İsrail ve Fransa kullanıyor. 1995’de Türkiye’nin Amerika’dan satın aldığı uçaklardan envanterde 7 adet var. Türkiye bu uçakları daha önce de NATO’nun benzer ihtiyaçları için kullandırmıştı.

Türkiye'de üretilen ilk taarruz helikopteri Atak testleri geçti

Türkiye'de üretilen ilk taarruz helikopteri Atak testleri geçti


Bir İtalyan firmasının platformu kullanılarak yerli elektronik ve uçuş sistemleriyle donatılan, Ankara'da üretilen ilk taaruz helikopteri göreve başlıyor.
TUSAŞ tesislerinde ilk uçuşunu 2011 yılında yapan Atak helikopteri uzun süre Kara Kuvvetleri'nin kabul testlerinde tam onay alamamıştı.
Yerli silah sistemleri, Cirit ve Umtas Tank Savar Füzeleri de entegre edilen Atak'ta ilk 9 helikopterlik prototip üretimi de tamamlandı.
Pazartesi günü yapılması beklenen imza töreniyle silahlı kuvvetler envanterine girecek olan Atak'lardan toplam 59 adet üretilecek.
2007 yılında başlayan projenin toplam bedeli 3.3 milyar dolar.

16 Nisan 2014 Çarşamba

Türkiye modern harp başlığı üretecek

Türkiye modern harp başlığı üretecek

Türkiye modern harp başlığı üretecek
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, dünyada sadece birkaç ülkenin sahip olduğu modern Harp Başlığı Üretim Tesisi'nin açılışını bu yıl içinde yapacaklarını belirterek, "Bu tesiste üretilecek harp başlıkları ve uçak bombaları ile Türkiye, savunma sanayinin bu çok önemli alanında yurt dışına bağımlılıktan kurtulacak" dedi.
Türkiye'nin savunma gücünü artıran yerli silah sistemlerini tasarlayan ve geliştiren TÜBİTAK, modern patlayıcıların üretim ve dolumunun yapıldığı tesislerin tasarımı, kurulumu ve işletmeye alınması konusunda da çalışmalar yürütüyor.
TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) arasında imzalanan sözleşme ile TÜBİTAK mühendisleri tarafından ileri teknolojiye sahip Harp Başlığı Üretim Tesisi tasarlandı. Tesis, yakın zamanda Kırıkkale'deki MKE Mühimmat Fabrikası yerleşkesinde faaliyete geçirilecek.
İZİN ALAN DEĞİL, İZİN VEREN OLACAĞIZ
Soruları yanıtlayan Işık, bu tip ileri teknolojiye sahip üretim tesislerinin tasarım ve kurulumunu dünyada sadece birkaç ülkenin yapabildiğini söyledi. Türkiye'nin her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de her geçen gün dünyada daha fazla söz sahibi olmaya başladığını dile getiren Işık, şunları kaydetti:
"Bir alanda söz sahibi olmak için mümkün olduğunca dışa bağımlılığı azaltmanız gerekiyor. Patlayıcı üretim tesislerinde kullanılan özel üretim ekipmanları, Füze Teknolojileri Kontrol Rejimine tabi olup yurt dışından alımı, yüklenici firmanın bulunduğu ülkenin hükümet iznini gerektiriyor. Yani sizin bu ekipmana ihtiyacınız var ama alacağınız ülkenin hükümeti size izin vermezse, bunu alamıyorsunuz. Açacağımız tesiste yapılacak çalışmalarla bu durumu artık tersine çevireceğiz. Artık izin alan değil, izin veren olacağız."
TESİS A'DAN Z'YE TÜRK MÜHENDİSLERİN ELİNDEN ÇIKIYOR
Bakan Işık, modern mühimmatlar için patlayıcı üretilecek tesiste kurulan tüm özel üretim ekipmanlarının da yerli firmalarla birlikte yurt içinde tasarlanıp üretildiğini bildirdi. Öte yandan, bu tesiste üretilecek modern patlayıcıların formülasyonu ve üretim süreçlerini de TÜBİTAK mühendislerinin geliştirdiğini anlatan Işık, tesisle ilgili şu bilgileri verdi:
"Modern patlayıcıların üretimi için gerekli teknik ve üretim bilgi paketleri, proje kapsamında MKE'ye aktarılacak. Söz konusu tesis, MKE Mühimmat Fabrikası yerleşkesinde 55 dönümlük arazi üzerinde kurulacak ve 11 ayrı üretim biriminden oluşacak. Dünyada sadece bir kaç ülkenin sahip olduğu modern tesisin açılışını bu yıl içinde yapacağız. Tesiste, tam kapasite çalışıldığında yıllık 600 ton plastik patlayıcı üretimi yapılabilecek. Bu tesiste üretilecek harp başlıkları ve uçak bombaları ile Türkiye, savunma sanayinin bu çok önemli alanında yurt dışına bağımlılıktan kurtulacak."  

Kurşun geçirmez zeplinler kuş uçurtmayacak

Kurşun geçirmez zeplinler kuş uçurtmayacak

Kurşun geçirmez zeplinler kuş uçurtmayacak

Suriye sınırı, 24 saat 10 km. yüksekten gözetlenecek


TÜRK Silahlı Kuvvetleri, terörle mücadele ve hudut güvenliğinde Türkiye’de bir ilk olacak ‘Amerikan modeli’ne geçiyor. Uzun zamandır tartışılan, sınırların zeplinle gözetlenmesi projesi hayata geçiyor. VATAN’ın askeri kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, gözetleme balon sistemlerini envantere alma çalışması başlattı. Başta ABD, İngiltere ve Almanya gibi gelişmiş ülkeler tarafından sınır güvenliği, operasyonel ihtiyaçlar, komuta kontrol ile keşif ve gözetleme maksatlı kullanılan kurşun geçirmez özellikli “Güdümlü Balon Sistemi- Aerostat” geliştirme çalışmalarını tamamlayan TSK, bu yeteneğini başta sınır hattı olmak üzere operasyonel olarak kullanacak. Sistem, tedarik süreci tamamlandıktan sonra 2015 yılı içinde başta hudut güvenliğinden sorumlu Kara Kuvvetleri Komutanlığı birliklerinde kullanılmaya başlayacak.

Terörist ve kaçakçılar yandı

Zeplin adı da verilen sistem, başta terörist sızmalar ve kaçakçı terörü olmak üzere özellikle Suriye ve Irak sınırından yapılan sızmalarla kırsal alanlarda yuvalanan teröristleri tespit etmede kritik önem taşıyacak. Güdümlü balon sistemi, yanıcı olmayan helyum gazı ile dolu olan bir balondan oluşan bir platform ve bu platform üzerine monteli, uzaktan komuta alabilen gece ve gündüz yaklaşık 4-10 kilometre yükseklikten 7-8 kilometre yarıçapındaki bir alanda, her türlü hareketi teşhis ve tespit edebilen üstün teknolojik yeteneklere sahip olacak. Sistemin bir an önce devreye girmesi için G.Kurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hulusi Akar’ın özel hassasiyet gösterdikleri öğrenildi.

İHA’lardan daha ucuz...

Bu sistemler 50-70 kilometre yarı çapında bir alanda ise gece ve gündüz, her türlü hareketi tespit etmesi yanında İnsansız Hava Araçlarından (İHA) daha az maliyet ve risk içeriyor. Ayrıca işletim ve kullanımının daha kolay olduğu biliniyor. Kaynaklar, bu sistemlerin haftanın 7 günü günün 24 saati sürekli şekilde aynı bölgeyi gözetlemesi açısından da İHA’lardan daha avantajlı olacağını vurguladı.

Görüntüler anında komuta merkezinde

Balonlu gözetleme sistemi, havadan tespit, teşhis, tanıma ve takip yapabiliyor. Sistem, takip edilecek hedefi otomatik olarak ya da operatör tarafından seçilebiliyor. İstihbarat toplama amacıyla kullanılacak balonlara termal kamera ve sensörler yerleştirilecek. Balonlardan alınan görüntüler anında komuta merkezine aktarılacak.
http://haber.gazetevatan.com/Haber/627763/1/Gundem

11 Nisan 2014 Cuma

Savunma Sanayi Müsteşarlığı koltuğuna Prof. İsmail Demir getirildi


İsmail Demir’in kararnamesini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından imzaladı.  Profesör İsmail Demir'in atanmasına ilişkin kararname bugün Resmi Gazete'de yayınlandı.
Resmi gazetede yayınlanan kararnamede, "Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +7600 ek göstergeli Savunma Sanayii Müsteşarlığına, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. İsmail DEMİR’in atanması, 657 sayılı Kanunun 59 ve 60 ıncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür". bilgisi yer aldı.
İSMAİL DEMİR KİMDİR?
1960 yılında Elazığ’da doğdu. 1982 yılında ITÜ’den Uçak Mühendisi olarak mezun oldu. Uludağ ve İstanbul Teknik Üniversitelerinde 2 yıl Araştırma görevliliği sonrasında ABD’ye Yüksek Lisans ve Doktora öğrenimi için gitti.

Michigan Üniversitesi’nde Uygulamalı Mekanik, Purdue Üniversitesi’nde Uçak Mühendisliği dallarında Y. Lisans, Washington State Üniversitesinde Makina Mühendisliği alanında Doktora derecesi aldı.
1992’den 2003 yılına kadar  Suudi Arabistan, ABD ve Kanada’da çeşitli üniversite ve araştırma kurumlarında görev yaptı.

1997’de Uçak Elemanları ve Malzemesi dalında Doçentlik ünvanı aldı. 2003 yılı sonunda Eğitim Başkanı olarak  Turkish Technic’de göreve başladı. 2005 yılında Teknik’ten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Mayıs 2006 yılında ayrı bir tüzel kişiliğe kavuşturulan Turkish Technic’e Genel Müdür olarak atandı.

Çeşitli uluslararası dergi ve konferanslarda çok sayıda makalesi yayımlanan DEMİR, evli ve dört çocuk babasıdır.

10 Nisan 2014 Perşembe

113. FİLO KAPANIYOR

Tüm RF-4E'ler nerede toplanacak?

Türk Hava Kuvvetleri'nin en uzun süre RF-4E kullanan filosu 113, mayıs ayında kapanıyor. Filo elindeki modernize edilmiş RF-4E uçaklarını Malatya 7. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki 173. Filo'ya devredecek. Bundan sonra keşif uçaklarının operasyonları Malatya'dan yapılacak.
Burnunda taşıdığı özel kameralarla fotoğraf çekimi yapan uçaklar, önümüzdeki aylardan itibaren dijital sisteme kavuşacak. Kamera yerine takılacak özel podlar sayesinde çekilen fotoğraflar havadan karargaha iletilecek. Bu podlar, RF-4E'lerin hizmetini tamamlamasının ardından F-16 uçaklarında kullanılmaya başlanacak.
RF-4E'ler gündeme iki yıl önce Suriye tarafından uluslararası hava sahasında düşürülmesi ile gelmişti. RF-4E’ler, Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine 1980’de girdi. Şu an Boeing portföyündeki McDonnell-Douglas şirketinin imalatı uçaklardan sekizi ABD’den satın alındı. İlk kullanıcı Eskişehir’deki 113’üncü Filo oldu. 1992-1994 arasında Alman Hava Kuvvetleri’nin hizmetten çıkarttığı 46 uçak daha askeri yardım kapsamında envantere girdi. Bunlardan 32’sinde yapısal yenileme yapıldı. Kalan uçaklar yedek parça olarak ayrıldı. Gelen Alman uçaklarıyla birlikte Malatya/Erhaç’taki 173’üncü Filoda RF-4E uçakları kullanmaya başladı.

Aselsan termal kameraların gözünü bu tesiste üretecek

Aselsan termal kameraların gözünü bu tesiste üretecek

Doğada, eksi 273 santigrat derecede sıcaklığa sahip olan tüm varlıklar belirli bir dalga boyunda ışın yayıyor. Gece ve kötü hava koşullarında, insan gözü ile gözükemeyen varlıkları termal kameralar görüntülüyor. Yaklaşık 20 yıldan bu yana termal kamera tasarlayıp üreten ASELSAN bu sistemlerin gözü olarak tanımlanabilecek kızılötesi dedektörleri, yeni kurulan tesisinde tamamen milli imkanlarla üretmeyi başardı. 
"AR-GE'YE DAHA FAZLA KAYNAK AYIRMAK GEREKİYOR"
Törende konuşan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, dedektörlerin seri üretiminin yapılmasının Türkiye'nin ileri teknolojide geldiğini gösterdiğine işaret etti. TSK'nın güçlenebilmesi için ileri teknoloji ile desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, "Hedefimiz ülkemizin teknolojik yeterliliğini yükseltmektir. Ar-Ge'ye daha fazla kaynak ayırmak gerekiyor. Bu sonsuz yürüyüşü devam ettirmek gerekiyor." dedi.
Savunma sanayi Ar-Ge'sine yılda 1.2 milyar dolar ayrıldığı bilgisini de veren Yılmaz, bu bilinçle savunma sanayinin geliştirilmesi için Ar-Ge ayrılan payın artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin birçok firmasının uluslararası arenada rekabet etme seviyesine geldiğine dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti:"Türkiye'de dünyada milli termal kamera üreten 6. ülke konumuna yükselmiştir. Savunma sanayi ihracatında 36 milyar dolar hedefe ulaşabilmek için katma değeri daha fazla üretmemiz gerekiyor."
ÜÇ AÇIDAN GURUR VERİCİ
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık da konuşmasında, yüksek teknolojiye dayalı bir üretim tesisi açıldığından dolayı gururlu olduklarını belirterek, "Bu bizim açımızdan gurur verici. Bu kadar stratejik bir ürünün seri üretim tesisinde bulunmak gurur verici. Ar-Ge projesinin seri üretime geçirilmesi sevindirici. Son 10 yıldır Ar-Ge'ye yatırımlar yapıyoruz. Şu üretim tesisi, üniversite kamu sanayi işbirliğinin en güzide örneklerinden birisi. Bu projelerin hayata geçirilmesinde kritik önemde. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu işbirliği bu. Bu gün geldiğimiz noktayı küçümsememek durumdayız." diye konuştu. Törenin ardından Bakan İsmet Yılmaz ve Fikri Işık üretimin yapılacağı tesisleri gezdi.
Sıcaklık, toz, nem gibi üretime etki eden tüm çevresel faktörlerin denetim altına alınarak çok özel koşullarda üretimin yapıldığı "Temiz Odanın" ilk ürünü olan ve teknolojisi tamamen Türkiye'de geliştirilen kızılötesi dedektörlerin kullanıldığı termal kameralar da yapılan testlerde başarılı bulunarak Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine alındı.
Kızılötesi dedektörler, termal kameraların en kritik bileşenidir. Mikro ve nano ölçekte yüzbinlerce algılayıcıdan oluşmaktadır. Görüşün kısıtlı olduğu gece, gündüz ve kötü hava koşullarında cisimlerin ortama yaydıkları çok küçük sıcaklık farklarını algılayan kızılötesi dedektörler sayesinde, gözle görülemeyen nesnelerin görünebilirliği sağlanmaktadır.
Kızılötesi dedektörlerin üretimi; birçok disiplinin birlikteliğini, yüksek nitelikli personel ve teknolojik açıdan oldukça ileri seviyede bir alt yapıyı gerektirmektedir. Dünyada sayılı gelişmiş ülkelerin elinde bulunan bu kritik teknoloji, sahip olan ülkenin ulusal koruması altında olup varlığı gelişmişlik ve üstünlük göstergesidir.
Ülkemizde kızılötesi dedektör teknolojisinin geliştirilmesine yönelik ilk çalışmalar, Millî Savunma Bakanlığı önderliğinde, Bilkent Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)'nin bilimsel katkıları ile 1999 yılında başlatılmıştır. Bilkent Üniversitesi ve ODTÜ'nün yer aldığı stratejik öneme sahip bu çalışmalar neticesinde teknolojinin yurt içinde geliştirilebileceği ispatlanmıştır.
Üniversitelerde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar; Millî Savunma Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve ASELSAN'ın desteğiyle belli bir olgunluk seviyesine ulaşmış, üniversite-sanayi işbirliği ile TÜBİTAK Başkanlığınca desteklenen ARGE projeleri kapsamında ürüne yönelik uygulamalı ARGE çalışmaları yürütülmüştür.
Sanayileşmenin önemli bir ayağı olan seri üretime aktarma çalışmaları da paralelde gerçekleştirilmiş ve ASELSAN'da kızılötesi dedektörlerin üretimine yönelik olarak temiz oda, gerekli sistemler ve teçhizatlarıyla birlikte 1500 m2'lik alana sahip "Millî Kızılötesi Dedektör Üretim" tesisi kurulmuştur.
Bu kapsamda uzun soluklu akademik çalışmaların önemli bir bölümü sanayiye aktarılarak, tamamen millî imkanlar kullanılarak ilk özgün kızılötesi dedektörler üretilmiş ve TSK envanterinde mevcut sistemlere başarıyla entegre edilmiştir.
Böylece kullanım alanına göre çeşitlilik gösteren kızılötesi dedektörlerin millileştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır. Yapılan çalışmalar farklı tipte kızılötesi dedektörlerin de yurt içinde üretiminin önünü açacak, ayrıca üretilen termal kameraların diğer ülkelere ihracatı önündeki en önemli engelin ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır.
Yüksek teknoloji içeren bu kabiliyetle birlikte dünyada bu teknolojiye sahip sayılı gelişmiş ülkelerden biri olma gururu elde edilmiştir. Bu başarıyı kalıcı ve sürekli kılabilmek için bu alanda yapılacak ARGE çalışmalarına hız kesmeden devam edilecektir.

5 Nisan 2014 Cumartesi

Türkiye 5 ülkeden biri oldu

Türkiye 5 ülkeden biri oldu

Milyonlarca dolar harcandı yeni bir tesis kuruldu. Türkiye bu dedektörleri seri üretebilen dünyadaki 5. ülke oldu. 

Gece veya kötü hava koşuularında insan gözüyle gözükmeyen varlıkları termal kameralar görüntülüyor. Yaklaşık 20 yıldından bu yana termal kameralarartasarlayıp üreten ASELSAN, bu sistemin gözü olarak tanımlanan kzılötesi dedektörü yeni kurulan tesislerinde tamamen milli imkanlarla üretmeye başladı.

RESMİ AÇILIŞ SALI GÜNÜ

Tesis faaliyete geçti ancak resmi açılışı salı günü Milli SAvunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın katılacağı törenle yapılacak.
TRTHABER

4 Nisan 2014 Cuma

Türk Hava Kuvvetleri ilk A400M’i teslim aldı!

Türk Hava Kuvvetleri’nin ikinci kullanıcısı olduğu A400M askeri nakliye uçağını Seville’de yapılan törenle teslim aldı.

2 Nisan 2014 Çarşamba

52 projede 10 milyar dolarlık fırsat

52 projede 10 milyar dolarlık fırsat

52 projede 10 milyar dolarlık fırsat
İBRAHİM EKİNCİ
Başlangıç Eğitim Uçağı (BEU) için 8 firmanın cevapları değerlendiriliyor, teklife çağrı dosyası hazırlanıyor. Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Helikopter Tedarik Projesi’nde teklife çağrı dosyası (TÇD) çıktı, 5 şirket (Airbus Helicopters, NH Industries, AgustaWestland, Sikorsky ve Bell) dosya aldı. Bu şirketlerin teklifl erini 16 Haziran’a kadar vermeleri gerekiyor. 
Bir yılda 52 patent tescili yapıldı Sektör, SSM’nin projelerine büyük yatırım ve Ar-Ge ile cevap vermeye çalışıyor. Bu gelişme patent tescillerine de yansımış durumda. Türk Patent Enstitüsü (TPE) verilerine göre, Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolara giden savunma sanayii, patent tescili sayısını oransal olarak en çok artıran ikinci sektör. 2000 yılında sektörde bir yılda alınan patent sayısı sadece ‘silah ve mühimmat imalatı’nda 2’yken, şimdi 52’ye ulaşmış durumda. 
Büyük atağa karşın eski Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar’ın performansını yine de yeterli görmediği sektörde, yeniden yapılanma da gündemde. Bu konuda model çalışması var. Bir yandan da projeler yürüyor. Şu sıralar işlemleri devam eden projelerin değeri tahmini olarak 10 milyar doları geçiyor. 
4 milyar dolarlık fırkateyn projesinde fizibilite tamam 
MİLGEM kapsamında ilk 2 gemi (Heybeliada ve Büyükada) Gölcük’te üretildi. 2’sinin üretimini İstanbul Tersanesi yapıyor. Kalan 4 gemi için ihale kararı alındı. 2 adet Lojistik Destek Gemisi (LDG) projesinde teklifl er değerlendiriliyor. Uçak gemisi de denilen havuzlu çıkarma gemisini (LPD) Metin Kalkavan’ın Sedef Tersanesi üretecek. (Bu proje daha önce Koç şirketi RMK’ya verilmiş, sonradan iptal edilmişti.) Gemi grubundaki en büyük iş ise TF 2000 Projesi... Gemilerden, uçaklardan ve diğer hava araçlarından yapılan saldırılara karşı savunma sağlayacak hava savunma harbi fırkateynleri alınacak. 
Fizibilite çalışmaları tamamlandı. Proje modeli belirleme çalışmaları sürüyor. SSM bir rakam açıklamadı ancak proje bedeli için 4 milyar doları rakamı telaff uz ediliyor. Destek gemisi alt grubunda da Yelkenli Okul Gemisi projesi gündemde. Şu sıralar teklifl eri alınan 4+2 adet Çok Maksatlı Helikopter, yine ayrıca iki grup helikopter alımı, hava yastıklı çıkarma aracı, fizibilite çalışmaları tamamlanan özel maksatlı taktik tekerlekli zırhlı, ayrıca zırhlı amfibi hücum aracı... Bu projelerin içinde sadece helikopter projeleri ‘doğrudan tedarik’ şeklinde alınacak. Diğerleri yerli sanayi tarafından üretilecek. Uzun Menzilli Bölge Hava ve Savunma Sistemleri Projesi’nde de Çinli CPMIEC ile sözleşme görüşmeleri yapılıyor. 
Bu projeye NATO’nun ve bazı üyelerinin itirazları da değerlendiriliyor. Milli piyade tüfeği projesinin yüklenicisi Kale Kalıp yetkilileri, “Makina Kimya işbirliğinde ilerleyen Milli Piyade Tüfeği Projesi’nde şu aşamada üretim hattı kalifikasyonları devam ediyor; 2014’ün ikinci yarısında seri üretimin başlayabileceğini öngörüyoruz” açıklaması yaptı. 
Hedef, 8 milyar dolar ciro 2 milyar dolar ihracat 
Müsteşarlığın henüz sözleşme imzalamadığı, fizibilitesi devam eden veya henüz biten, sözleşme görüşmeleri yaptığı 52 proje hava, kara, deniz, silah ve radar sistemleri gibi 9 başlık altında toplanıyor. Savunma sektörünü 2016 yılı için hedeflediği 8 milyar dolar ciroya, 2 milyar dolar ihracata taşıması beklenen projeler bunlar. Savunma sanayisinin (dolaylı/dolaysız) cirosu 2012 itibariyle 4 milyar 756 milyon dolar. (2013 rakamı henüz açıklanmadı.) Savunma ve havacılık ihracatı 1 milyar 262 milyon dolar, toplam Ar-Ge harcaması 772.7 milyon dolar. 
Sahil güvenlik helikopteri için 5 firma dosya aldı 
Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın (SSM) helikopter geliştirme, ayrıca ortak üretim projeleri de yürüyor. Doğrudan tedarik kapsamında ise üç ayrı proje var. Bunlar, EGM Orta Sınıf, Çok Maksatlı Sahil Güvenlik ile Genel Maksat Deniz helikopteri projeleri. Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Helikopter Tedarik Projesi için şu sıralar şirketler teklife çağrı dosyası alıyor. Dosya alan 5 şirket şunlar: Airbus Helicopters-Airbus Helicopters Deutschland GmbH, NH Industries, AgustaWestland S.p.A-AgustaWestland Ltd., Sikorsky ve Bell Helicopter Textron Inc. 
Yerli tedarik politikası sektörü büyütüyor 
2000’li yılların başında Türkiye’de savunma, havacılık ve güvenlik ihtiyaçlarının sadece yüzde 20’si yerli kaynaklardan karşılanabiliyordu. Bu oran şimdi yüzde 54’e dayandı. SSM, projeleri mümkün olduğunda yerli şirketlere veriyor. 
Türkiye’nin görece yüksek savunma harcaması yapan ülkeler grubunda olması da sektörün önünü açıyor. Sektör dökümanlarında, “SSM’nin uygulamaya başladığı özgün ürün geliştirme programlarına öncelik tanıma yaklaşımı sektörün gelişmesinde önemli bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Bu yaklaşım ile savunma sanayimiz yeni ürünleri, ürün gamına almaya başlamış ve ihraç edebileceği ürünlerde bir çeşitliliğe kavuşmuştur. TSK’nın envanterine bu ürünlerin girmiş ve harekat alanında performansı kanıtlanmış ürünler olması diğer ülkeler açısından ayrı bir ilgi konusu olduğu da herkes tarafından teslim edilen bir gerçektir. Off -set uygulamaları havacılık sektöründe askeri ürün ihracını artırdığı gibi; sanayicilerimizin bu alandaki performansı ile birleşip, sivil havacılığın da kapısını aralamıştır” deniliyor. 
SSM'nin gündemindeki 52 proje 
• Hava Yastıklı Çıkarma Aracı 
• Lojistik Destek Gemisi (2 adet) 
• Yelkenli Okul Gemisi 
• TF 2000 
• Harp Gemisi Grubu (4 adet) 
• MİLGEM/ Prototip ve 2. Gemi Dizayn Hiz. 
• 600 sınıfı Sahil Güvenlik Botu 
• Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botu 
• Türk Tipi Hücumbot 
• SAT botu 
• Koruma Güvenlik Grubu 
• EGM Orta Sınıf Helikopter 
• Tedariki 
• Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Helikopteri 
• Genel Maksat Deniz Helikopteri 
• Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı 
• Zırhlı Amfibi Hücum Aracı 
• Uzun Menzilli Hava ve Füze Sav. Sis. 
• Başlangıç Eğitim Uçağı (BEU) 
• Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı Tedariki 
• GİHA 
• Taarruzi İHA 
• Hedef Uçak 
• Araca Monte Multi-Spektral Sis Cihazı 
• Aktif Koruma Sistemi Geliştirilmesi 
• Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi 
• Mayın Temizleme Sistemi 
• Muharebe Sahası Tanıma Tanıtma Sis. 
• Silah Taşıyıcı Araç 
• ATAK Helikopter Simülatörü 
• Denizaltı Dalış Simülatörü 
• Görüntü Yoğ. Tüp Projesi 
• Telsiz Network (gündemde) 
• Helikopter Engel Tespit Sistemi 
• LİNK-16 Terminal Tedariki 
• Taktik Data Link Yönetim Mer. 
• ÇAVLİS 
• GENESİS 
• MİLGEM Savaş Sistemi Tedariki 
• Deniz Üsleri Su Altı Üstü Gözetleme 
• Balistik Test Merkezi Projesi 
• Özgün Yerli Tabanca Geliştirme Projesi 
• TSK Tabanca Hazır Alımı 
• Uzaktan Komutalı Göz. ve Atış Platformu 
• CN-235 Aviyonik Modernizasyonu 
• NEFES Projesi 
• PT-6 Serisi Mot. DSB Kab.Kazanımı 
• Hücumbotlara Uydu Muhabere Sistemi 
• TSK KU Bant Uydu Muhabere Sistemi 
• Elektro Opit KÖ Keşif Podu Sen. 
• SSM Ar - Ge Restekleri 
• Mobil/Sabit TACAN Projesi 
• TKRS Modernizaysonu